|
Uyarı
|
Bu sitedeki yazılar, yazarının önceden izni olmadan elektronik, mekanik, fotokopi veya herhangi bir kayıt sistemiyle çoğaltılamaz, yayımlanamaz ve depolanamaz. |
|
|
Hava Tahmin
|
 |  | | İstanbul | Ankara |  |  | | İzmir | Antalya |  |  | | Adana | Bodrum | |
|
|
Hit
|
Şu ana kadar 249045 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: Nisan 2007 |
|
|  |
Türklerin Dünyası Dergisi
![[ZfWT] Zeitschrift für die Welt der Türken / Journal of World of Turks](images/demir/images/zfwt.jpg)
Dergimizin birinci sayısı yayımlanmıştır.
|
|
.
Almanya'da Yayımlanan Son 6 Kitabımız

Amazon.co.jp,
Boek.net,
exlibris.ch,
lesen.ch, bookya.de, ebaY.fr, tuerkische-sagen.de,
kinderboeken.nl,
Bookplus.fi,
libreka.de,
Amazon.de,
Libri.de,
Twenga.de,
DeutschesFachbuch.de,
ebaY.at,
ebaY.be,
ebaY.de,
ebaY.nl,
buch.ch,
buecher.de,
HOEPLI.it,
SZ-Shop.de,
BuchBote.de,
Hugendubel.de,
Zeno.org,
novumverlag.at,
Bides.de,
rezeptschmiede.de,
cooceo.de,
deknigi.com,
soundmedia.ch,
bookya.de,
moov.cc,
StudieBoeken.nl,
newstin.ae,
buch-cd-dvd.eu |
|
Kitabımız Hakkında
22.04.2009 Neue deutsch-türkische Homepage im Netz (http://openpr.de/news/271918/Neue-deutsch-tuerkische-Homepage-im-Netz.html)
(openPR) - Der Zwiebelzwerg Verlag aus Willebadessen hat zusammen mit der Künstlerin Heike Laufenburg, mit Prof. Necati Demir sowie mit dem Lehrbeauftragten Ibrahim Özbakir von der Cumhuryiet Universität in Sivas (Türkei) eine Homepage in deutscher und türkischer Sprache online gestellt. Die Homepage tuerkische-sagen.de stellt ein gemeinsames Buchprojekt für türkische Sagen vor. Auf eigenen Internetseiten werden gerade die Kinderbücher dieses Projekts kostenlos als E-Books angeboten und können mit allen Bildern in deutscher und in türkischer Sprache gelesen werden. Sie dienen sowohl dem Sprachvergleich, wie auch dem Erlernen, Wieder-Erlernen oder Vertiefen der jeweiligen Sprache.
Zwiebelzwerg Verlag
Gregor Christian Schell
Klosterstr.23
D-34439 Willebadessen
Tel&Fax 05646/1261
Für diese Homepage arbeitet der Willebadessener Zwiebelzwerg Verlag zusammen mit der Willebadessener Künstlerin Heike Laufenburg. Von der Cumhuruyiet Universität in Sivas zeichnet Prof. Dr. Demir sowie der Lehrbeauftragte Ibrahim Özbakir verantwortlich für dieses Projekt.
Die Internetseiten für die Kinderbücher sind
www.kecili-baba.de, www.uenye-burg.de, www.halbmondsage.de, www.baer-und-dieb.de, www.baumheiligkeit.de, www.das-himmelsbrot.de. |
|
Kitap Hakkında
17.03.2009 Türkische Feenmärchen – Fantasiewelt der Türken
(http://www.schenken.net/cgi-bin/db_site.cgi/site_2298)
Bettgehzeit, Vorlesezeit! 1001 Nacht ausgelesen? Die Grimm´schen Märchen kennt man schon in- und auswendig? Dann ist es Zeit für eine Sammlung von Märchen und Fabeln, die hierzulande noch recht unbekannt sein dürfte - wurde sie doch schließlich vom Verfasser, dem Professor für türkische Literatur Dr. Necati Demir, bei einer Reise durch die Türkei zusammengestellt - von primären Quellen, ganz nach dem Vorbild der Gebrüder Grimm.
Mit dem titelgebenden Märchen Feenmädchen beginnt der Geschichtenzyklus, bei dem die Tiere sprechen, die Gottesgläubigen belohnt werden und die jüngste Tochter den Prinzen bekommt.
Im Zuge der Völkerverständigung und kultureller Dialoge merkt der verständige Leser schnell: so verschieden sind wir garnicht - die Geschichten ähneln in Inhalt und Aussage denen, die hierzulande erzählt werden.
Tatsächlich findet sich, auf eineinhalb Seiten zusammengepfercht, die türkische Version von Aschenputtel - ungleich gewaltloser als die hier bekannte Version; in Der fehlende Schuh wäscht die Stiefmutter ihrer eigenen Tochter lediglich die Füße, damit ihr der Schuh passt, und hackt ihr nicht Zehen oder Ferse ab. Am Ende bekommt natürlich die ungeliebte Stieftochter den Prinzen.

Statt "Es war einmal und ist nicht mehr" beginnen die Märchen hier eben mit "Es war einmal doch, und es war einmal nicht". Statt dem Kaiser regiert hier der Padischah, statt Bettlern werden die Geschichten von Derwischen bevölkert.
Ein paar fragliche Weisheiten sind dabei - so wird etwa in Der blinde Wolf ein Schafshirte dafür belohnt, dass er zu arbeiten aufhört, da Allah einem blinden alten Wolf Vögel mit Essen schickt. Fazit des Hirten: "Allah, der einen Wolf nicht vergisst und seine Nahrung zu ihm schickt, wird auch unsere Nahrung zu uns schicken." Wenn der Hirte alt und krank, gar blind, wäre, könnte man diese Schlussfolgerung unterschreiben, so liest man die Geschichte mit hochgezogener Augenbraue - ob der verqueren Logik des Hirten oder Allahs ganz besonderer Güte wegen, der den Hirten tatsächlich versorgt, sei dahingestellt.
Auf jeden Fall eine erfrischende Sammlung kurzer Märchen, ideale Häppchen für Bettgehgeschichten.
HM |
|
SUNUŞ
Kültür, bir millet veya topluluğa özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünüdür. Tarihî ve toplumsal gelişme süreci içerisinde yaratılan maddî ve manevî değerlerin tamamıdır. Kültür; toplumları birleştirir, bütünleştirir, barış içerisinde yaşamalarını sağlar.
Kültürümüzün çok uzun bir geçmişi ve muazzam bir derinliği bulunmaktadır. Bu yüzden çok büyük bir zenginliğe ve köklü bir yapıya sahiptir. Bu yüzden Mustafa Kemâl Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelini yüksek Türk kültürü olarak belirlemiştir.
Kültürümüzün en önemli görevlerinden biri de eğitimdir. Okul kavramının ve okulların olmadığı zamanlarda eğitimin bütün çeşitleri halk kültürü ile yapılmaktaydı. Yani halk, tecrübeleriyle kültürünü oluşturuyor, onunla nesillerini eğitiyordu. Bu kültür unsurlarının bazılarını şöyle sıralayabiliriz:
1. Ninniler: Ninnilerle 0-6 yaş arası çocuklar eğitilmekte, çok küçük yaştan itibaren hayata hazırlanmaktaydı. Çocuk ufku ninnilerle geliştirilmekte, yüksek seciyeli bir insan olmasının temeli atılmaktaydı. Alpliğe veya bilgeliğe hazırlanan çocuğa söylenen şu ninni, sadece bir örnektir:
Benim oğlum yiğit/bilge olacak
Güzel eli kılıç/kalem tutacak
Düşmanı önüne katacak/önünde eğilecek
Ninni benim kuzuma ninni
Yazının Tamamı... |
|
TÜRKÇENİN FARSÇA BATAĞINA SAPLANMASI VE TARİHİN İNGİLİZCE İLE TEKERRÜRÜ
Tarih boyunca Türkçe, Türk milletinin millî birliğinin en önemli dayanağı olmuştur. Bir başka söyleyişle Türk milleti tarih boyunca birliğini Türkçe ile sağlamıştır. Dilde birlik bozulunca, millî birlik de zayıflamış, her defasında bedeli çok ağır ödenmiştir.
Yazının Tamamı... |
|
DİL BAYRAĞIMIZ TÜRKÇE
İki yıl önce Mersin'de Türk bayrağı ayaklar altına alınmış, çiğnenmekten son anda bir güvenlik görevlisi kurtarmıştır. Bayrak çiğnemek gibi ahlaksızca, hayasızca davranışa Türk milleti, ülkenin her tarafında bayrağını yükselterek cevap vermiştir. Türk bayrağına karşı yapılan bu saldırıyı kınıyor, tepki gösteren herkesi kutluyoruz.
Yazının Tamamı... |
|
ÖNCE TÜRKÇE
Dil öğrenimi ve öğretimi ile ilgili bir gerçek vardır: "Çocuk; önce ana dilini iyi öğrenmeli; onunla okuma ve yazma yeteneğini geliştirmeli, kavram ve anlamda derinleşmeli, bu dille şahsiyet ve bilinç kazanmalı, kendisine güvenmeli, ondan sonra yabancı bir dil öğretimine geçilmelidir." Özellikle batı ülkelerinde bu konuda belki binlerce çalışma yapılmış, hep aynı noktalara ulaşılmıştır.
Yazının Tamamı... |
|
DERGİ, GAZETE ve TURİST REHBERLERİNDE TÜRKİYE'DEKİ YER İSİMLERİNİN YAZILIŞI ÜZERİNE
Türkçe, yabancı dillerin tesirinde kalmak bakımından pek çok kötü tecrübe yaşamıştır. Bu kötü tecrübelere karşı feryatlar Köktürk Dönemi'ne kadar inmektedir. Kül Tigin ve Bilge Kagan Abideleri'nde Türklerin yaptığı hatalar arasında sayılan, "Türk beyleri Türk adını bıraktı, Çinlilerin unvanını aldılar" ifadesi, kötü bir tecrübenin sonraki bütün nesillere ulaştırılması için taşa kazınmasından başka bir şey değildir. Çünkü Türkler kendi adlarını bırakıp unvanını aldıkları millet karşısında çok kötü bir varlık yokluk mücadelesi vermiştir. Fakat her nedense birkaç yüzyıl sonra aynı hatalar tekrar edilmiştir.
İçine girdiği medeniyet dairesinin dümen suyundan gitmeye başlayan Uygurlar; Çince, Tibetçe, Sanskritçe ve Soğdakçadan önce tercümeler yaparak dil birlikleri almıştır. Bu dil birlikleri daha sonra günlük hayata kadar uzanmış ve pek çok sıkıntılara mal olmuştur.
Türkler, zamanla bu sıkıntıyı da unutmuşlar, Anadolu'ya yerleşme mücadeleleri verdikleri günlerde Farsça ve Arapçayı eğitim ve devlet işlerinde kullanmışlardır. Farsça ve Arapça kullanımı günlük hayata da ileri derecede yansımıştır. Türk toplumunun ve Türkçenin bunaldığı bir zamanda, Karamanoğlu Mehmet Bey'in devlet ve millet hayatının her kesiminde Türkçenin kullanılacağı konusundaki meşhur buyruğu ile bu sıkıntı da aşılmıştır.
Türk milleti, Karamanoğlu Mehmet Bey'in gösterdiği yolun aydınlık olduğunu hemen fark etmiştir. Bu yüzden Eski Türkiye Türkçesi, Türkçenin en sade ve en temiz kullanıldığı devirlerinden biri durumuna gelmiştir.
Yazının Tamamı... |
|
TÜRKİYE’NİN BEKÇİSİ TÜRKÇEDİR
Türkiye ve Türklüğün bir siyasî sınırı, bir de kültür sınırı vardır. Siyasî sınırımız, içinde bulunduğumuz vatan iken kültür sınırımız, Türkçenin konuşulduğu her yere uzanır. Üzerinde hangi bayrak dalgalanırsa dalgalansın, Türkçenin yazıldığı ve konuşulduğu her coğrafya Türk kültür sınırının içerisindedir. Günümüzde kuzeydoğu Asya’dan Afrika’nın ortalarına, Çin Seddi’nden Avrupa’nın içlerine kadar Türk milletini birbirine bağlayan en önemli bağ Türkçedir.
Coğrafyayı vatan, insanları millet yapan unsurların en başında dil gelir. Ayrıca dil, coğrafyanın ve milletin en önemli bekçisidir. Hem siyasî hem de kültür sınırımızın bekçisi de Türkçedir. Dolayısıyla Türkçenin kullanılması ve Türkçe öğretiminin önemi kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Almanlar, II. Dünya Savaşı’nda Fransa’yı işgal ettiğinde Alsace ve Lorraine’deki okullarda Almancadan başka dil öğretilmesini yasaklarlar. Öğretmenler ve öğrenciler Fransızcanın ne kadar önemli olduğunu o zaman fark ederler. Geriye dönüp baktıklarında Fransızcanın öğretimi ve öğrenimi konusunu ne kadar ihmal ettiklerini o zaman anlarlar. Aileler daha fazla para kazanabilmek için çocuklarını tarlalara ve dokuma tezgahına göndermişler, öğretmenler çocuklara bahçelerini sulatmışlar ...
Yazının Tamamı... |
|
Ukrayna Programı
Tarih: 20.06.2009 Saat: 14:52 (13 okuma)
Konu: Haber
|
Ukrayna Şevçenko Üniversitesi ve Institution of The Folkloric Research tarafından 25-30 Haziran 2009 tarihleri arasında Kiev-UKRAYNA’da ortaklaşa düzenlenen Türkiye-Ukrayna Kültür İlişkileri - VII.Uluslararası Gagauz Kültürü Sempozyumu’na “Saltık-name ve Oğuz-name’ler Işığında Gagauz Türkleri” başlıklı bildirimizle katılacağız.
|
|
(Devamı... | Puan: 0)
|
|
Belçika Programı
Tarih: 20.06.2009 Saat: 14:50 (7 okuma)
Konu: Haber
|
Erciyes Üniversitesi ve Türk Dernekler Birliği tarafından 14-16 Mayıs 2009’da Anvers – BELÇİKA düzenlenen II. Uluslararası Eğitim ve Kültür Bağlamında Avrupalı Türkler başlıklı kongreye “The Essence of Chıldren Educatıon And Adaptatıon: Chıldren Games” başlıklı bildirimizle katıldık.
|
|
(Devamı... | Puan: 0)
|
|
Makedonya Programı
Tarih: 20.06.2009 Saat: 14:48 (10 okuma)
Konu: Haber
|
Institution of The Folkloric Research tarafından 8-12 Mayıs 2009 tarihleri arasında Üsküp -MAKEDONYA’da düzenlenen XIV.Uluslararası Türk Kültürü Sempozyumu’na “Oğuzlar’ın Doğu Avrupa’ya Geçmesi ve Mekedonya’da Oğuz İskânları” başlıklı bildiri ile katıldık. Ayrıca 10 Mayıs 2009’da Gastivar şehrinde “Türklüğün Dünü, Bugünü ve Yarını” konulu bir konferans verdik.
|
|
(Devamı... | Puan: 5)
|
|
Kosova Programı
Tarih: 20.04.2009 Saat: 23:12 (51 okuma)
Konu: Haber
|
Kosova Arşivleri Genel Müdürlüğü ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlık Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi Başkanlığı (TİKA)’nın işbirliği ile 14-16 Nisan 2009 tarihleri arasında Kosova’da gerçekleştirilen “Arşiv Belgelerinde Kosova ve Osmanlı Devleti” konulu sempozyuma “BAŞBAKANLIK OSMANLI ARŞİVLERİNE GÖRE 1877-1912 YILLARI ARASINDA KOSOVA’DA EĞİTİM VE ÖĞRETİM” başlıklı bildiri ile katıldık.
Geniş Bilgi İçin Tıklayınız
|
|
(Devamı... | Puan: 5)
|
|
Moskova Programı
Tarih: 31.03.2009 Saat: 18:53 (54 okuma)
Konu: Haber
|
Moskova Pedagoji Devlet Üniversitesi (MPGU) Filoloji Fakültesi Genel Dilnilim ve XX-XXI. Yy. Rus Edebiyatı ve Gazetecilik Bölümleri işbirliği ile 19-21 Mart 2009 tarihinde Moskova'da düzenlenmekte olan "İdil Boyu Halkları Filolojisi Sorunları" Bütün Rusya İlmi Pratik Sempozyumuna "Çuvaşça ile Anadolu Ağızlarında Kelime Başındaki Katı-Patlayıcı Ünsüzler (p-, t-, ç-, k-) ve Tarihi Derinliği" adlı bildiri ile katıldık.
Geniş Bilgi İçin Tıklayınız
|
|
(Devamı... | Puan: 5)
|
|
Azerbaycan Programı
Tarih: 31.03.2009 Saat: 18:53 (79 okuma)
Konu: Haber
|
15-18 Mart 2009 tarihleri arasında "Oğuzlar" konusunda alan araştırması yapmak üzere Bakü'de bulunduk.
|
|
(Devamı... | 375 byte kaldı | Puan: 5)
|
|
Türkmenistan Programı
Tarih: 31.03.2009 Saat: 18:52 (63 okuma)
Konu: Haber
|
Türkmenistan Milli Medeniyet "Miras" merkezi tarafından düzenlenen "Selçuklular Dönemi Edebiyat ve Medeniyeti" başlıklı kongre Türkmenistan Cumhurbaşkanı Gurbangulu Bedrimuhamedov'un himayelerinde 11-13 Mart 2009 tarihinde Aşgabat'ta düzenlendi. Kongreye "Selçuklu Tarihinin İhmal Edilmiş Kaynağı: "Yazıcıoğlu Ali'nin Selçuknâmesi" başlıklı bildiri ile katıldık.
Geniş Bilgi İçin Tıklayınız
|
|
(Devamı... | Puan: 5)
|
|
Almanya - Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Kongresi Programı
Tarih: 06.02.2009 Saat: 22:08 (179 okuma)
Konu: Haber
|
Kısa adı BATTAM olan Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Merkezi, III. Uluslararası Batı Trakya Türkleri Araştırmaları Kongresi, Almanya’nın Münih kentinde yapıldı.
Geniş Bilgi İçin Tıklayınız
|
|
(Devamı... | 5309 byte kaldı | Puan: 0)
|
|
Duyuru: İftara Doğru Programı TRT İNT - Bayramlar
Tarih: 27.09.2008 Saat: 21:32 (249 okuma)
Konu: Duyuru
|
29 Eylül 2008 tarihinde saat 19:20'de "Türk Sözlü Kültüründe Bayramlar" başlıklı söyleşimiz var. Bütün dostları ekran başına bekliyor saygılar sunuyorum.
|
|
(Devamı... | Duyuru | Puan: 0)
|
|
|  |
|
İstiklâl Marşı
|
 |
|
|
Google Arama
|
 |
|
|
Sigaraya Hayır
|
 |
|
|
Pano
|


|
|
|